Şamdan Plus Kapak Kızı: Melisa Döngel

Yüksek neşesiyle etrafına ışık saçan oyuncu Melisa Döngel ile sıcak bir yaz gününde buluştuk, çok özel bir röportaj ve çekimi paylaştık.

Şamdan Plus Kapak Kızı: Melisa Döngel

Röportaj: İrem Orhan

Fotoğraflar: Arda Aytan

Styling: Eylem Yıldız

Saç: Mehmet Türkibis

Makyaj: Rufiye Kalmaz

Styling Asistanları: İrem Gerz, İrem Sönmezer

Mekan için Grand Hyatt Istanbul'a teşekkür ederiz.


Güzelliği ve neşe saçan tavırlarıyla ışıldayan, yeteneğiyle hayranlık uyandıran bir oyuncu Melisa Döngel. Ekran önünde kendisini izleyince oyunculuğuna hayran olmamak elde değil, yüz yüze gelip karşı karşıya kaldığınızda ise enerjisi herkesi büyülüyor, sizi ışık hızıyla çekim alanına dahil ediyor kendisi. Aynı zamanda cesur, tutkulu, hayata karşı her daim şansını zorlamayı seven biri ve bunlar onun sahip olduğu niteliklerden sadece birkaç tanesi... Kariyerinde sağlam adımlarla ilerleyen güzel oyuncu ile yoğun iş programına ara verdiği bir günde şehrin en güzel noktalarından birinde buluştuk; iç dünyasına konuk olduğumuz keyifli bir sohbet ve eğlence dozu yüksek bir fotoğraf çekimi gerçekleştirdik.


Melisa Hanım yaz nasıl başladı, nasıl geçiyor sizin için?


Tatil denilebilecek bir tatilim olmadı aslında çünkü bu yazı çalışarak geçirmek istedim. Dizim bittikten sonra yazın başında iki projeye birden dâhil oldum. Biri ‘Sorgu’ diğeri ‘Son Of a Rich’. Sorgu’nun çekimlerini tamamladık, yayın tarihi bekliyoruz. Çok heyecanlıyım ve çok güzel bir projeye imza attığımızı düşünüyorum. Çok değerli oyuncularla, çok değerli bir hikâyeyle ve çok değerli bir yönetmenle. ‘Son Of a Rich’ çekimleri ise devam ediyor, ağustos sonuna kadar devam edecek gibi görünüyor. Ağustos sonrası da yaz bitmiş oluyor ve okuduğum senaryolar var, yeni bir dizi projesiyle ekranda olurum diye umut ediyorum.



Peki, tüm bu yoğun tempo içinde herkes tatil yaparken yazın çalışmak nasıl hissettiriyor?


Setler peş peşe olduğu için ara veremedim, sadece bayram tatilinde birkaç günlüğüne Göcek taraflarına kaçıp küçük bir tatil yaptım. Onun dışında pek tatile ihtiyaç duyduğumu da söyleyemem, yorulmak bana daha iyi geliyor.


Burada şunu da sormadan geçmeyelim; hayatınızla ilgili kararlar alırken üzerinde uzun uzun düşünüp mantığınızla mı hareket edersiniz yoksa kalbinizin sesini mi dinlersiniz?


Aslında hepimiz için tercih edilen kalbimizin sesini dinlemek oluyor. Çünkü o asıl içimizden geçeni söylüyor. Fakat ben artık hayatımın bu evresinde biraz daha mantığımı kullanarak hareket etmeye çalışıyo- rum. Büyüyoruz ve geleceğimizi kendimiz şekillendiriyoruz. Kalbimizin sesini dinlemek her ne kadar iyi olsa da bize her zaman doğruları getirmiyor. O yüzden mantık daha önde.


Yaptığınız işin size kazandırdıkları hakkında neler düşünüyorsunuz?


Yaptığımız iş bize en basit olarak daha dikkatli bir hayat yaşamayı kazandırıyor. Aslında insanlara örnek olabilmek çok büyük bir sorumluluk. Ve bu sorumluluğun attığımız her adımda farkında olarak yaşamak beni daha dikkatli bir insan yapıyor.



Biraz da şimdilerde içinde bulunduğunuz projelerden bahsetmek ister misiniz? 


Projeler, ‘Sorgu’ ve ‘Son of a Rich.’ ‘Sorgu’ üç kız kardeşin ailesiyle olan davası hakkında bir hikâye diyebiliriz. Çok başarılı bir iş. Çok değerli oyuncularla değerli bir hikâye çatısı altında buluştuk. Yönetmeni- miz ve ekip arkadaşlarımız da çok kıymetli ve profesyonel. Gayet tatlı bir şekilde çalışarak, yapım ekibimiz olsun çalıştığımız arkadaşlarımız olsun profesyonellikten ödün vermeden içimize sinen bir şekilde tamamladık. Çok zevk alarak oynadığım bir hikâyenin parçası oldum. ‘Son of a Rich’ ise Rusya’dan uyarlanan bir sinema filmi. Rusya’da 37 milyon gişe rekoruna sahip olmuş bir proje. Rus yapımcılarımızla buraya uyarlamaya çalışıyoruz. Çok eğlenceli bir set, hayatımda daha fazla güldüğüm ve eğlendiğim setler oldu mu diye düşündürüyor bana. Çok sevdiğim arkadaşlarımla beraber aynı kadroda olmak da beni çok mutlu ediyor. Yönetmenimiz ve yapım ekibimiz de muhteşem. Hikâyeyi de hepinizin çok severek, beğenerek ve gülerek izleyeceğinizi düşünüyorum.


Meslekte şuan bulunduğunuz yer ve başlangıç noktasındaki siz arasında nasıl farklar görüyorsunuz? Yani kariyerinizde hedeflediğiniz noktanın tam neresinde görüyorsunuz kendinizi şuan? Başlangıçtaki Melisa ile şimdiki arasında nasıl farklar var?


Tabii ki mesleğe ilk başlayan Melisa ve şu an ki Melisa arasında çok fark görüyorum. Çünkü mesleğe başladığımda daha neyin içinde olduğumun farkında bile değildim. Bana getirisinin, götürüsünün neler olacağının farkında değildim. Fakat şimdi tecrübeyle sabit bir şekilde ilerlettiğim için mesleğimi, tabii ki kariyerimde tam hayal ettiğim noktada değilim, oraya gelmem çok daha uzun yıllarımı alacak ama içime sinerek ve doğru projelerde yer alma mutluluğuyla kariyerimi devam ettiriyorum diyebilirim. Çok değerli insanlarla ve çok değerli ekiplerle çalışma fırsatı yakaladım her seferinde, çok inandığım ve çokta severek içinde bulunduğum hikâyelerde yer aldım. Mesleğim umarım bana daha da açılıp, daha da güzel performanslar ve farklı tecrübeler içerisinde yer alabileceğim bir yol sunar ben de gelişimimi bu şekilde tamamlarım.


Mesleğinizle ilgili en büyük hayaliniz nedir?


Her yerde bahsediyorum aslında bu hayalimden. Kendi yazıp yönettiğim bir tiyatro oyunu sahnelemek istiyorum. Uzun zamandır üzerinde çalıştığım bir konu bu ama henüz biraz daha zamanı var.



Hayat verdiğiniz her karakterde farklı kişiliklere bürünüyor, hepsini de layıkıyla canlandırıyorsunuz. Ama kendi karakterinizin en belirgin özellikleri neler desek, neler söylersiniz?


Evet, karakterlerde farklı farklı kişilikleri canlandırmak kolay oluyor ama kendini açıklamaya gelince biraz zor oldu. Ben biraz dik başlı bir insanımdır, kıskancım ve kıskandığım noktada sinirlenebilirim. Düşüncelerime saygı duyulmasını önemsemem fakat benim için tek doğru o an kendi düşündüğüm neyse odur. Çok küçük yaşımdan beri beni etkileyebilecek veya beni dönüştürebilecek pek bir etki olmadığı için üzerimde, hayata kendi penceremden bakmayı ve kendi doğrularımla ilerlemeyi öğrenmişim aslında. O yüzden sınırlarım aşılınca ve düşüncelerime insanlar çok fazla müdahil olunca bu beni agresif bir insan haline getirebiliyor. Fakat iyilikle de insanların mutluluğunun çoğalacağına, bereketinin çoğalacağına inanırım. Hiç kimse hakkında kötü düşünmeyi sevmem. Kin beslemeyi sevmem. Her ne olursa olsun şükretmeyi severim. Şükür benim en belirgin özelliklerimden biridir.


İnsanlarla iletişim kurarken daha girişken misinizdir yoksa mesafeli mi yaklaşırsınız?


Ben iletişimin çok önemli olduğunu ve iletişim kurmanın bize hem psikolojik açıdan hem de mental açıdan çok iyi geldiğine inanıyorum. Bu hayatta asıl amaçlarımızdan biri de iletişim kurup kendimizi anlatmak, karşımızdakini anlamak ve kendimizi doğru ifade edebilmek. İletişim kurarken çok açığımdır. Asla içime kapanık bir özelliğim de yok.


Meslekte şuan bulunduğunuz yer ve başlangıç noktasındaki siz arasında nasıl farklar görüyorsunuz? 

Yani kariyerinizde hedeflediğiniz noktanın tam ne- resinde görüyorsunuz kendinizi şuan? Başlangıçtaki Melisa ile şimdiki arasında nasıl farklar var?


Tabii ki mesleğe ilk başlayan Melisa ve şu an ki Melisa arasında çok fark görüyorum. Çünkü mesleğe başladığımda daha neyin içinde olduğumun farkında bile değildim. Bana getirisinin, götürüsünün neler olacağının farkında değildim. Fakat şimdi tecrübeyle sabit bir şekilde ilerlettiğim için mesleğimi, tabii ki kariyerimde tam hayal ettiğim noktada değilim, oraya gelmem çok daha uzun yıllarımı alacak ama içime sinerek ve doğru projelerde yer alma mutluluğuyla kariyerimi devam ettiriyorum diyebilirim. Çok değerli insanlarla ve çok değerli ekiplerle çalışma fırsatı yakaladım her seferinde, çok inandığım ve çokta severek içinde bulunduğum hikâyelerde yer aldım. Mesleğim umarım bana daha da açılıp, daha da güzel perfor- manslar ve farklı tecrübeler içerisinde yer alabileceğim bir yol sunar ben de gelişimimi bu şekilde tamamlarım.



Biraz da aşk ve ikili ilişkiler diyelim isterseniz ve şimdilerde hayatınızda biri var mı, aşık mısınız diye soralım?


Hayatımda uzun zamandır hiç kimse yok. Aşık oldum diyebileceğim veya aşkı bana tattırabildi diyebileceğim hiç kimse yok. Beraber vakit geçirmekten hoşlandığım, beraber bir şeyler yaptığım kimse olmadı çok uzun zamandır. Dolayısıyla da bu konuda biraz mutsuzum. Ama bu aralar gerçekten aşkın benim hayatıma girece- ğini hissediyorum. Geldi geldi diyeyim de gerçekleşsin manifest. Çok istiyorum ve hayatımın bu döneminde hazır olduğumu hissediyorum ve aşkı kendime çağırıyorum lütfen beni bul.


Peki, aşkın ömrü var mıdır, varsa ne kadardır sizce diye sorsak?


Aşkın bir ömrü var evet. Aşk, çok ani gelip yok olabilen bir duygu bence. Fakat sevgi daha sürdürülebilir bir duygu. Ben haya- tımda partnerim olacak kişiden aşkı değil sevgiyi daha çok tatmak isterim.


Aşkla beslenen insanlar vardır, aşıkken daha mutlu, daha pozitif ve daha üretken olurlar. Sizde durum nedir, aşk sizi ne ka dar etkiler?


Kesinlikle aşıkken daha mutlu, daha pozitif ve daha hareketliyim. Ruhum daha iyi, enerjim daha yüksek. Çünkü sevildiğini hissetmek aslında her insanı böyle bir kişiliğe büründürür diye düşünüyorum. Sevgi her şeyin ilacı iyileştirici bir şey.


Son olarak hayatta, yapmak isteyip de yapamadığınız bir şeyler var mı? Sizinle ilgili yakın vadede neler bekliyor bizi?


O kadar çok yapmak isteyip de zaman bulamadığım şeyler var ki... Aslında zaman bulamamak da değil, sadece kendini ne kadar hazır hissettiğinle bağlantılı biraz. Ben artık hayatımın bu döneminde kendime daha neler katabilirim, kendimi daha ne kadar besleyebilirim kafasına girdiğim bir evredeyim. Ve yapamadığım o kadar çok şey var ki... O kadar fazla şey yapmak istiyorum ki, kendimi geliştirmek adına hepsini de yapacağım. Dünyayı gezeceğim, dilleri, dinleri, ırkları hepsini keşfetmek, hepsini görmek istiyorum, insanlığı ve dünyayı öğrenmek istiyorum.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.