Zarafetin ve Sıcaklığın Buluştuğu Brüksel Villası

İç Mimar Victoria Maria Geyer’in kendine has dokunuşlarıyla şekillenen Brüksel’deki bu özel villa, sanatsal detayları ile de dikkat çekiyor.

Zarafetin ve Sıcaklığın Buluştuğu Brüksel Villası

Brüksel’deki bu zarif villa, sıcak renk paleti ve zamansız tasarım anlayışıyla sofistike bir yaşam alanı sunuyor. İç Mimar Victoria Maria Geyer’in dokunuşuyla şekillenen ev, aile değerlerini ve sanatsal detayları bir araya getirerek davetkar bir atmosfer yaratıyor.


Yazı: Akgün Akdil



A.A: Bu villa hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz?

V.M.Y: Belçika Brüksel’de konumlanan bu üç katlı villa, 600 metrekareden biraz daha büyük bir alana yayılıyor. Geniş ve huzurlu bir bahçeye sahip olan ev, ferah yaşam alanlarıyla konforu ön planda tutuyor. İçinde 4 banyo ve 3 yatak odası var, böylece hem şık hem de işlevsel bir yaşam sunuyor.


A.A: Bu projedeki tasarım anlayışınız nasıldı?

V.M.Y: Bu ev için tasarım yaklaşımımız, aile değerlerine olan takdirimizde, eğlence arayışında ve çeşitli kültürel ilhamların bir araya getirilmesinde derin köklere sahip çeşitli unsurların karmaşık bir karışımıydı. Bu evin her köşesinin sıcaklık ve birliktelik duygusu yaydığı, hayatın sevinçlerinin kutlandığı bir yer olmasını istedik.



A.A: Ev sahiplerinin beklentileri nelerdi?

V.M.Y : Tüm projelerimde olduğu gibi öncelikle ev sahiplerini dinleyerek onların yaşam tarzlarını ve beklentilerini anlamaya çalıştım. İki çocukları olduğu için, evin şıklığı kadar işlevselliği de büyük önem taşıyordu. Tüm iş birliklerimizde olduğu gibi, mimari planlardan mobilyalara kadar her şeyi kapsayan kapsamlı bir teklif sunduk. Bu iç mekân projesinin gerçekleştirilmesi süreci dikkate değer hiçbir zorlukla karşılaşılmadan, oldukça pürüzsüzdü. İlk tasarım konseptinden son uygulamaya kadar titiz planlamamız ve ayrıntılara gösterdiğimiz özen, kusursuz ve sorunsuz bir gerçekleştirmeyi sağlamada önemli bir rol oynadı. Kapsamlı bir tasarım önerisi hazırlayarak mimari planlardan mobilya seçimlerine kadar her detayı sunduk. Süreç boyunca şeffaf iletişim ve detaylı planlama sayesinde tasarım aşaması son derece sorunsuz ilerledi. Ayrıca, ev sahipleriyle açık ve şeffaf bir iletişim kurmak da çok önemliydi. Uygulama aşaması boyunca verdikleri değerli geri bildirimler, mekânı tam olarak onların tercihlerine göre uyarlamamızı sağladı.


A.A: Evin genel stilini ve atmosferini nasıl tarif edersiniz?

V.M.Y: Bu ev, sofistike, sıcak ve sanatsal dokuların kusursuz bir birleşimiyle öne çıkıyor. Tasarım açısından özellikle iki unsur dikkat çekiyor: İlki ve en önemlisi banyo. Lüks ve dinginlik hissini en üst düzeye çıkaran bu alan, evin adeta bir spa atmosferine sahip özel bir köşesi. İkincisi ise girişteki Zenza Loofah lambalar: Bu aydınlatma unsurları yalnızca dekoratif bir detay değil; eve girer girmez zarafet ve sofistike bir ambiyans yaratan objeler. Tasarımlar, malzemeler ve girişteki yerleşimleri çarpıcı bir ilk izlenim yaratıyor ve evin geri kalanı için tonu belirliyor.



A.A: Tasarımlarınızda en çok hangi malzeme ve dokuları kullandınız?

V.M.Y: Odalar boyunca renk paleti ve malzeme seçimimiz, davetkar ve görsel olarak ilgi çekici bir yaşam ortamı yaratmak için tasarlanmış, sıcaklık ve zarafetin düşünceli bir karışımıdır. Ana yaşam alanlarında, ağırlıklı olarak turuncu ve kırmızı tonlar içeren sıcak bir renk paleti seçtik. Bu tonlar odalara enerji, canlılık ve bir miktar rahatlık katıyor. Bu canlı tonları tamamlayan, genel ambiyansa denge ve uyum katan ise bej tonlarıdır. Rahatlamayı ve sosyal etkileşimi teşvik eden bir bu renk şeması, toplantılar ve günlük konfor için mekânı ideal bir ortam haline getirir. Giyinme odasındaki dolap ve çekmeceler Élitis marka kiremit renkli kadife ile kaplandı. Mutfak ve banyoda, özellikle çalışırken büyüleyici bulduğumuz koyu kahverengi ve çikolata tonlarının dünyasına girdik. Bu derin, topraksı renkler lüks ve zamansızlık hissi uyandırarak samimi ve şımartıcı bir atmosfer yaratıyor. Ofis alanı için profesyonelliği, odaklanmayı ve derinliği temsil eden baskın bir koyu mavi seçtik. Bu bilinçli bir seçim, çünkü ofis, konfor hissi verirken aynı zamanda konsantrasyon ve üretkenliği teşvik eden bir alan olmalı. Odaların genelindeki bu çeşitli renk ve malzeme seçimi, yalnızca estetik tercihleri karşılamak için değil, aynı zamanda her alanın işlevsel ihtiyaçlarını karşılamak için de dikkatlice düzenlendi.



“Mutfak ve banyoda, özellikle çalışırken büyüleyici bulduğumuz koyu kahverengi ve çikolata tonlarının dünyasına girdik. Bu derin, topraksı renkler lüks ve zamansızlık hissi uyandırarak samimi ve şımartıcı bir atmosfer yaratıyor.”



A.A: Bu evi üç kelimeyle nasıl tanımlarsınız?

V.M.Y: Eklektik, aydınlık ve sanatsal.